Randevu Alın

Formu doldurarak randevu talebi yapabilirsiniz. Sizleri en kısa sürede arayarak, randevu tarihinizi teyit ediyor olacağız.

Dilerseniz randevu almak için bizi arayabilirsiniz:
(0312) 447 12 03
(0532) 557 12 03

Dilerseniz randevu almak için e-posta gönderebilirsiniz:
gurdil@gmail.com

Sorularınız mı var?

İletişime Geçin

Makaleler

Yardım Çalışanlarında Üstlenilmiş Travma, İkincil Travmatik Stres Ve Tükenmişliğin Değerlendirilmesi

Türk Psikoloji Dergisi, Haziran 2016, 31 (77), 10-26

Özet

Bu araştırmada üstlenilmiş travma, ikincil travmatik stres ve tükenmişlik kavramlarının görgül olarak ayırt edilip edilemeyeceği sınanmış, ayrıca travma mağdurlarına hizmet veren çalışanları bu yaşantılar bakımından risk altına sokan değişkenler incelenmiştir. Araştırmaya 150 psikolog, avukat, sosyal hizmet görevlisi ve ambulans görevlisi katılmıştır. Veri toplamak amacıyla Travma ve Bağlanma İnanç Ölçeğinden (TBİÖ), Travma Sonrası Stres Belirtileri Ölçeğinden (TSSBÖ) ve Maslach Tükenmişlik Envanterinden (MTE) yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda TBİÖ, TSSBÖ, MTE toplam ve alt ölçek puanları arasındaki ilişkilerin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Genç ve deneyimsiz olmanın üstlenilmiş travma, ikincil travmatik stres ve tükenmişlik gelişimi açısından belirgin bir risk etkeni olmadığı saptanmıştır. Katılımcıların kendi travmatik yaşantılarından etkilenme düzeylerinin, özellikle ikincil travmatik stres gelişimi açısından önemli bir risk etkeni olduğu bulunmuştur. Katılımcıların TBİÖ, TSSBÖ, MTE toplam ve alt ölçek puanları cinsiyet ve vaka yüküne göre anlamlı olarak farklılaşmamıştır. Puanlar meslek grupları açısından karşılaştırıldığında, psikologların diğer meslek gruplarına göre daha az risk altında olabileceği belirlenmiştir. Katılımcıların üstlenilmiş travma, ikincil travmatik stres ve tükenmişlik düzeyleri zaman içinde belirgin bir değişiklik göstermemiştir.

Anahtar kelimeler: Üstlenilmiş travma, ikincil travmatik stres, tükenmişlik, yardım çalışanları

Makaleyi okumak için aşağıdaki butonuna basınız.

Dosya Boyutu: 32kb.

Makaleyi Görüntüle

Savaş Yaşantılarının Ardından Çocuk ve Ergenlerde Gözlenen Travma Tepkileri ve Psiko-sosyal Yardım Önerileri

Türk Psikoloji Yazıları, Aralık 2009, 12 (24), 1-13

Özet

Günümüzde milyonlarca çocuk savaşların, terör saldırılarının ve politik çatışmaların masum kurbanları durumuna gelmektedir. Bu şiddet eylemlerinin çocuklar üzerinde yarattığı travmatik etkiler, onların fi ziksel, psikolojik ve ahlaki gelişimleri üzerinde kalıcı zararlar bırakmaktadır. Çocuk ve ergenlerin travmatik deneyimler karşısında gösterdikleri tepkiler genel anlamda benzerlik gösterse de bu tepkilerin ortaya çıkış biçimleri içinde bulunulan gelişim dönemleri açısından farklılaşabilir. Bu nedenle, savaş travmasının ardından yürütülen psiko-sosyal girişimler çocukların gelişimsel özellikleri dikkate alınarak planlanmalıdır. Bu çalışmada çocukların savaş deneyimlerinin ardından yaşadıkları travma tepkilerinin ve bu tepkilerin hafifl etilmesi amacıyla uygulanabilecek girişimlerin özetlenmesi amaçlanmıştır. Öncelikle çocukların savaş yaşantılarının ardından gösterebilecekleri tepkiler yaş gruplarına göre incelenmiştir. Ardından değişik yaş gruplarındaki çocuklara destek sağlamak için yetişkinler tarafından dikkat edilmesi gereken noktalar ve uzmanlar tarafından yürütülen psiko-sosyal girişim programları özetlenmiştir. Son olarak, savaş travmasına maruz kalan çocuklarla yürütülen çalışmalarda kullanılabilecek yöntemlerle ilgili bazı örnekler sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Savaş, travma, çocuklar, psiko-sosyal girişimler

Makaleyi okumak için aşağıdaki butonuna basınız.

Dosya Boyutu: 32kb.

Makaleyi Görüntüle

Geştalt Temas Biçimleri, Bağlanma Stilleri ve Yaşam Doyumu Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi

Özet

Bu araştırmada öncelikle Geştalt temas biçimleri (temas, saptırma, kendine döndürme, duygusal duyarsızlaşma, iç içe geçme), bağlanma stilleri (güvenli, kayıtsız, saplantılı, korkulu) ve yaşam doyumu arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Ardından Geştalt temas biçimleri ve bağlanma stillerinin yaşam doyumu üzerindeki yordayıcı güçleri değerlendirilmiştir. Araştırmaya 106 üniversite öğrencisi katılmış ve katılımcılara Geştalt Temas Biçimleri Ölçeği Yeniden Düzenlenmiş Formu (GTBÖ-YDF), İlişki Anketi (İA) ve Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) uygulanmıştır. Sonuçlar yaşam doyumunun temas boyutuyla ve güvenli bağlanmayla pozitif yönde; kendine döndürme boyutuyla, kayıtsız bağlanmayla, saplantılı bağlanmayla ve korkulu bağlanmayla negatif yönde ve anlamlı düzeyde ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, temas boyutu ile güvenli bağlanma arasında; kendine döndürme boyutu ile saplantılı ve korkulu bağlanma arasında; saptırma boyutu ile saplantılı ve korkulu bağlanma arasında; duygusal duyarsızlaşma boyutu ile kayıtsız bağlanma arasında pozitif yönde ve anlamlı düzeyde ilişkiler saptanmıştır. Yaşam doyumunu yordayan değişkenler incelendiğinde yordayıcı gücü en yüksek olan değişkenin güvenli bağlanma stili olduğu ve bunu korkulu bağlanma stilinin izlediği belirlenmiştir. Bununla birlikte, kayıtsız ve saplantılı bağlanma stillerinin yaşam doyumunu yordamada anlamlı düzeyde katkıda bulunmadığı görülmüştür. Temas biçimlerine bakıldığında ise yaşam doyumunu anlamlı düzeyde yordayan tek değişkenin kendine döndürme boyutu olduğu belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.

Makaleyi okumak için aşağıdaki butonuna basınız.

Dosya Boyutu: 32kb.

Makaleyi Görüntüle

Yaşamın Temeli İhtiyaçlarımız

Özet

Geştalt yaklaşımına göre insan yaşamının temel aktivitesi, ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanmasıdır. Başka bir deyişle, tüm insanlar yaşamlarının her anında bedensel, sosyal ve manevi ihtiyaçlarını karşılama amacı içerisindedirler. Sınırsız bir çeşitlilik gösteren bu ihtiyaçların bazıları herkes için ortakken, bazıları da kişiye özgü ihtiyaçlardır. Ayrıca bazı ihtiyaçlar kısa bir süre içinde kendiliğinden karşılanabilecekken, bazılarının karşılanması için uzun süre çaba harcamak gerekebilir. Geştalt yaklaşımına göre, ortaya çıkan herhangi bir ihtiyaç kişide gerilim yaratır. Büyüme ve gelişmenin sağlanabilmesi ise söz konusu ihtiyacın uygun şekilde karşılanmasına ve gerilimin azaltılmasına bağlıdır. Dolayısıyla her insan ihtiyaçlarını fark edip karşılamak için gereken adımları izleme doğrultusunda doğal bir eğilimle, yani “kendini ayarlama” yetisiyle dünyaya gelir. Bu süreç, o anki ihtiyacın karşılanması için gereken bilişsel, duygusal, davranışsal ve çevresel ayarlamaların yapılmasını içerir. Bu süreçte, ortaya çıkan herhangi bir ihtiyaç kişinin içinde bulunduğu denge durumunu bozar. Kişi bozulan dengenin ayırtına varır, yeniden dengenin sağlanması için olası kaynakları aktif olarak gözden geçirir ve en uygun kaynağı seçip diğerlerini reddederek yeniden denge durumuna dönmeye çalışır…

Makaleyi okumak için aşağıdaki butonuna basınız.

Dosya Boyutu: 32kb.

Makaleyi Görüntüle

Geştalt Terapi Yaklaşımının Manevi Boyutu

Temas: Geştalt Terapi Dergisi 2017.2 (2), 35 – 81

Özet

Bu çalışmada bireyin içinde bulunduğu anı tam olarak deneyimlemesi sayesinde büyüme ve bütünleşme yolundaki ilerleyişini vurgulayan Geştalt terapi yaklaşımının Doğu manevi gelenekleriyle ve Tasavvuf disipliniyle ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Psikolojinin pozitif bilim anlayışının dışına çıkmadan da Geştalt yaklaşımının manevi boyutu kabul edilmektedir. Bu nedenle Geştalt kuram ve uygulamalarının çeşitli manevi disiplinlerin bakış açılarıyla nasıl zenginleştirilebileceğine değinmekte yarar görülmüştür. Bu amaç doğrultusunda öncelikle Geştalt yaklaşımının manevi boyutuna ilişkin tartışmalara yer verilmiş, ardından manevi öğretilerin temel Geştalt kavramlarıyla ilişkileri ele alınmış, daha sonra da manevi bakış açılarının Geştalt terapi uygulamalarında ne şekilde işlev gösterebileceği üzerinde durulmuştur.

Anahtar Kelimeler : Geştalt, maneviyat, tasavvuf, Budizm

Makaleyi okumak için aşağıdaki butonuna basınız.

Dosya Boyutu: 32kb.

Makaleyi Görüntüle

Sınav Kaygısında Önemli Bir Etken: Yetersizlik Algısı

Popüler Psikiyatri Dergisi

Özet

Sınav kaygısı, eğitim ortamlarında başarı düzeyini düşüren en önemli etkenler arasında sayılmaktadır. Bu kaygıya yol açan süreçler incelendiğinde öğrencilerin karşılanmadan kalmış olan duygusal ihtiyaçlarının etkisi dikkat çekmektedir. Örneğin, ne yaparsa yapsın kendini başarılı ve yeterli biri olarak hissedemeyen bir öğrenci için bu ihtiyaç sürekli ön plana geçebilir ve sınav sırasında zihnin, “Hiç hata yapmamalıyım! İşte yine heyecanlanıyorum, hiçbir şey yapamayacağım…” gibi düşüncelerle dolmasına; kendini eleştirmekle meşgul olmasına yol açabilir. Dolayısıyla sınava tam olarak odaklanamaz ve düşük bir performans sergiler. Bu nedenle ebeveyn ve öğretmenlerin açık ya da örtük olarak öğrencilere “başarısız”, “yetersiz” veya “eksik” olduklarına dair mesajlar vermekten kaçınmaları önemlidir

Makaleyi okumak için aşağıdaki butonuna basınız.

Dosya Boyutu: 32kb.

Makaleyi Görüntüle

Tezler

Üniversite Öğrencilerinde Travma Yaşantısı, Stresle Başa Çıkma Tarzları ve İç-Dış Kontrol Odağı İnancı ile Riskli Alkol Kullanımı Arasındaki İlişki.

Gürdil, G. (2007)
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü, Ankara.

Özet

Bu araştırmada öncelikle, üniversite öğrencilerindeki riskli alkol kullanımının travma yaşantıları ve travma sonrası stres bozukluğu semptomları bakımından farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Daha sonra, alkol kullanımı, travma yaşantıları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) semptomları, yaşam alanlarında travmatik olaylara bağlı olarak ortaya çıkan bozulmalar, stresle başa çıkma tarzları (kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım, çaresiz yaklaşım, boyun eğici yaklaşım, sosyal destek arama) ve kontrol odağı değişkenleri arasında gözlenen ilişkiler değerlendirilmiştir. Son olarak da psikiyatrik belirtiler kontrol edildikten sonra, travma yaşantılarının, TSSB semptomlarının, yaşam alanlarındaki bozulmaların, stresle başa çıkma tarzlarının ve kontrol odağının, üniversite öğrencilerinde riskli alkol kullanımını yordama güçleri incelenmiştir.

Özetin tamamını okumak için aşağıdaki butonuna basınız.

Dosya Boyutu: 32kb.

Devamını Oku

Üstlenilmiş Travma ve İkincil Travmatik Stresin Travmatik Yaşantılara Müdahale Eden Bir Grup Üzerinde Geştalt Temas Biçimleri Çerçevesinde Değerlendirilmesi.

Gürdil, G. (2014)
Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü, Ankara.

Özet

Travma mağdurlarına hizmet veren çalışanların karşılaştıkları travmatik olaylar nedeniyle yaşayabilecekleri psikolojik sıkıntıları açıklamaya yönelik farklı kavramlar öne sürülmüştür. Bu kavramlar arasından öne çıkan üstlenilmiş travma, ikincil travmatik stres ve tükenmişlik, travma mağdurlarıyla çalışmanın zorluklarını tarif etmeleri bakımından benzerlik gösteren, ancak vurguladıkları temel noktalar bakımından birbirlerinden ayrılan kavramlardır. İlgili yazın gözden geçirildiğinde, bu üç kavramın görgül olarak ayırt edilmesi konusunda henüz bir görüş birliğine varılamadığı görülmektedir. Bu araştırmada üstlenilmiş travma, ikincil travmatik stres ve tükenmişlik kavramlarının birbirlerinden görgül olarak ayırt edilip edilemeyeceği sınanmış ve travma mağdurlarına hizmet veren çalışanları bu üç yaşantı bakımından risk altına sokan değişkenler incelenmiştir. Ayrıca, Geştalt terapi yaklaşımında ele alınan temas biçimlerinin bu üç yaşantıyla ilişkisi değerlendirilmiştir.

Özetin tamamını okumak için aşağıdaki butonuna basınız.

Dosya Boyutu: 32kb.

Devamını Oku